Çevre Tasarımı📌

Çevre Tasarımı📌
Photo by Mike Erskine / Unsplash

En sevdiğim kaldıraçların başında gelen kavram "Çevre Tasarımı". Çevreni tasarlamak işine, gelirine ve kendine yapabileceğin en büyük iyilik.

Network mü diyorsun umut hocam derseniz de, HAYIR. Çevreni tasarlamak bir zihniyet ve düşünce yapısı. Rol modellerini, tartıştığın insanları, fikrini paylaştığın dostlarını, yaşadığın engeli çözmeye çalışırken seni gören yakınını, düştüğünde veya her şey çok iyi gittiğinde planlamanı birlikte yaptığın ortağını... Hepsini bir bir planlayarak tasarlamaktan bahsediyorum. İçi boşaltılan "abi network yapmamız lazım" gibi asla düşünmeyin. Bu High Agency seviyesi yüksek girişimciler için geçerli bir kavram.

Çevrenizi tasarlamak ilişkilerinizden geçiyor. Bir ilişki kurmak için ise bir birinize maruz ve zorunlu kalmalısınız... En son dostlarınızı ve ilişkilerinizi hatırlayın, ilk yalnıız kaldığınız anı, ilk beraber acaba ne yapsak diye düşündüğünüz anı. İlk tanıştığını sıralara bir birinize zorla ve maruz kaldığınız için yakınlaştınız başka çaresi yok...

Şimdi maruz kalmak ve zorunda kalmayı bir yana bırakın. Çevre tasarımına başlamak, anlatacağım iki adımdan geçiyor:

Adım 1) “Etrafındaki 5 kişinin ortalaması kadarsın” bunu bilinçli olarak kurmak.

Buradaki kritik detay şu: O 5 kişi tesadüfen hayatına giriyorsa, sen zaten oyunu kaybederek başlıyorsun. Bu 5 kişiyi seçmek zorundasın.

Yanında taşıman gereken kişiler:

  • Sana yalakalık yapan değil, doğruları yüzüne söyleyen
  • “Bence olmaz” diyen değil, “nasıl olur” diye kafasını yoran
  • Seni izleyen değil, seninle yürüyen
  • Zamanını emen değil, seni büyüten

Bu insanlar kendiliğinden çıkıp gelmiyor. Araman, seçmeni yakınlaşman gerekiyor.

Adım 2) Rol modellerinin zihin yapılarını kopyalamak

Pazarlama, girişimcilik, ürün, yazı, düşünce… neyde iyileşmek istiyorsan, orada rol modelin var mı? İsim olarak değil, zihniyet olarak soruyorum. Taklit etmek değil mesele. Zihin kasasını reverse-engineer etmek.

Şuna bakacaksın:

  • O kişi nasıl düşünerek karar alıyor?
  • Riskleri hangi lensle okuyor?
  • Ne yapmıyor? Neyi özellikle reddediyor?
  • Neyi önceleyip neyi görmezden geliyor?
  • Hangi prensiplerle kendini çerçeveliyor?

Sen buradan zihin yapısı transferi yapıyorsun. Yani akıl kiralama.

Bu ikisini birleştiren yapı ise: 4x4 Mastermind + 14 Usta / 14 Zihin Yapısı Sunumları

Bu yüzden 4 kişilik odaklı mastermind grupları kuruyoruz: 4 kişi × 4 hafta × tek amaç x sayısız sunum = kaldıraç. Çünkü aynı seviyede, aynı masada, aynı temele basan 4 kişi birbirini yukarı çeker.

Ve bunun üst katmanı olarakta her hafta 14 ustadan 14 farklı zihin yapısı aktarımı alıyorsun. Bu da ikinci adımı, rol model zihin kopyasını, pratiğe çeviriyor.

Yani çevre tasarımı sadece “yanımdakiler kim” sorusu değil; “Bu insanların zihin yapısı beni nereye çekiyor?” sorusudur.

Ekim ayında Çevre Tasarımını 24 kişi ile 6 kişilik gruplar dahilinde başlattık. Artık onlar artık birer mastermindliler.

Sende bugün 21.00'da çevreni tasarlamak için ilk adımı atabilirsin. Bu fırsat 24 Saat geçerli ve Bir sonraki alımlar aylık olarak gerçekleşecektir.

Sokak Pazarlamacıları
WhatsApp Group Invite

Devamını oku

2025 Yılı Değerlendirme Yazısı

2025 Yılı Değerlendirme Yazısı

Yılın en sevdiğim zamanındayım, yeni yaşımın ve yeni yılın aynı zamanda başlıyor olmasını seviyorum. En çok sevdiğim yanıda şu an: Hesaplaşma... Yıl sonu değerlendirme yazılarımın üçüncüsü bu yazı. 2023, 2024 değerlendirmelerine buralardan ulaşabilirsiniz. Değerlendirme yazısını yazmaya başlamadan önce ay ay yazdığım şimdi yazılarını ve son 3 senenin değerlendirme yazılarımı okudum,

Umut Yeşilyayla tarafından
Bir Yerin Değil, Bir Yönün Olduğunu Hissetmek📌

Bir Yerin Değil, Bir Yönün Olduğunu Hissetmek📌

Aidiyet Girişimcilik yolculuğumda en çok zorlandığım kavramlardan biri aidiyet oldu. Çünkü girişimci olduğum ilk yıllarda aidiyet kelimesi bende hep “bir yere bağlanmak”, “kendini bir grubun üyesi hissetmek”, ya da “bir topluluğun içinde olmak” gibi anlamlar çağrıştırıyordu. Oysa bugün anlıyorum ki, girişimcilikte aidiyet bambaşka bir şeymiş. Bir yere değil, bir amaca

Umut Yeşilyayla tarafından