Umut Yeşilyayla2 dk okuma

Kiracı Değil, Ev Sahibi Ol📌

Blogumu Ghost'tan alıp bir günde kendi evime taşıdım. Bu taşınma bana varlık inşa etmenin en temel kuralını yeniden hatırlattı.

Kiracı değil, ev sahibi ol yazılı siyah kapak, anahtar deliği olan ev çizimi

Bu yazıyı okuduğun site dün başka bir evdeydi.

Aynı yazılar, aynı adresler, aynı sen... Ama ev artık benim. Gelin anlatayım.

Kira zammı geldi

Yıllardır burada yazıyorum. 78 yazı, 324 abone, Google'da kendi köşemi bulmuş bir blog. Hepsi Ghost'un üzerinde duruyordu. Güzel bir altyapı, hakkını yemeyeyim. Ama bir gün fatura geldi ve rakam büyümeye başlamıştı.

İlk tepki hepimizde aynı: "Abi o zaman bedava olana geçelim." Ben de öyle düşündüm. Masada iki seçenek vardı:

  • Substack: Bedava. İçinde bir okur ağı var, yeni abone getirebilir.
  • Kendi evim: Kendi sitem, kendi abone listem, kendi kurallarım.

Substack'i incelerken şunu fark ettim: Yazılarımı oraya koyduğumda Google'a "asıl kaynak benim sitem" diyemiyorum. Yani yıllardır emek verdiğim yazılar, Google'da kendi kopyalarıyla yarışacaktı. Kira ödemiyorsun ama evin kuralları da senin değil.

Bedava ev diye bir şey yok. Ya parayla ödersin ya kontrolle.

Kirada olan şey varlık değildir

Buralarda varlık basamaklarını çok konuştuk. Para-zaman takasından çıkıp, sen uyurken de çalışan şeyler inşa etmekten bahsediyoruz.

Peki bir yazarın, bir pazarlamacının, bir girişimcinin varlığı ne?

  • Yazdığı içeriklerin arşivi
  • Ona "evet, bana yaz" diyen insanların listesi
  • Bu ikisinin buluştuğu adres

Bu üçü bir platformun üzerinde duruyorsa, sen o varlığın sahibi değilsin. Kiracısısın. Platform fiyatı değiştirir, algoritmayı değiştirir, kuralları değiştirir. Sen de değişikliğe uyarsın. Başka çaren yok.

Instagram'daki takipçin senin değil. Substack'teki abonen tam olarak senin değil. Kendi listendeki abone senin.

Sokak pazarlamacısı dediğimiz şey de bu aslında. Kimsenin dükkânında tezgâh açmıyoruz. Kendi tezgâhımızı kendimiz kuruyoruz. Biz yeni medyayız, kendi kanalımız olmadan yeni medya olunmaz.

Asimetriye bak

Asimetri yazısında kendime sorduğum üç soruyu hatırlıyor musun? Bu kararı da aynı terazide tarttım.

  • En büyük kaybım ne kadar sınırlı? Bir günüm. Taşınma bir gün sürdü.
  • En büyük kazancım ne kadar ölçeklenebilir? Ömür boyu sahibi olduğum bir ev. Abone sayısı 324 de olsa 324 bin de olsa, bütün kurallar benim.
  • Bugün atabileceğim en küçük adım ne? İçerikleri dışarı almak. Gerisi geldi.

Aşağı yön sınırlı, yukarı yön açık. Tam bir asimetrik hamle.

Bir günde taşındım. Nasıl mı?

Eskiden böyle bir taşınma bir ekip ve haftalar isterdi. Ben bunu yapay zekayla, bir günde yaptım. Kendi yöntemimi denedim, sonucunu anlatıyorum:

  • 78 yazının hepsi, görselleriyle birlikte taşındı.
  • Eski adreslerin hepsi aynen korundu. Google'da bir yazıya tıklayan kimse boş sayfa görmedi.
  • 324 aboneyi kendi bülten altyapıma aldım. Bu yazı da o altyapıdan giden ilk bülten.
  • Artık hangi yazının okunduğunu, nereden okur geldiğini, bültenin kaç kişiye ulaştığını kendi panelimden görüyorum.

Bunu "bakın ne yaptım" demek için anlatmıyorum. Şunu demek için anlatıyorum: Teknik engel diye bir bahane artık kalmadı. Yapay zeka çağında kendi evini kurmak, kirada oturmaktan daha ucuz.

Kendine şu üç soruyu sor

Platformu bırak demiyorum. Instagram'da, LinkedIn'de, YouTube'da olacaksın. Ama oralar senin vitrinin olsun, evin değil. Bugün kendine şunları sor:

  1. Yarın bu platform kapansa elinde ne kalır?
  2. Kitlene, araya kimse girmeden ulaşabiliyor musun?
  3. Taşınmak zorunda kalsan bu sana kaça mal olur?

Üç soruya da rahat cevap veremiyorsan, kiracısın. Bunda utanılacak bir şey yok, hepimiz bir yerden başladık. Ama artık ev sahibi olmanın zamanı geldi.

Bu arada çevreni tasarlamak için de bir eve ihtiyacın var. İnsanları davet edebileceğin bir yer olmadan çevre kurulmuyor.


Yeni evimize hoş geldin. Burası artık tamamen benim, dolayısıyla biraz da senin.

Bu yazı sana e-postayla geldiyse cevap yazabilirsin, doğrudan bana ulaşır. Sen de kiracı mısın, ev sahibi mi? Merak ediyorum.

Sonsuz oyunda görüşmek üzere...

Umut Yeşilyayla

Umut Yeşilyayla

Sonsuz oyunu oynayan bir pazarlamacı. Girişimci Kal ve Warecom A.Ş.'nin kurucusu.

Okumaya Devam Et

Ne yazsam bilemedim.

Yazmak üzerine yazıyım bence nasıl fikir? Tüm yoğunluğun arasında, tüm işlerimizi hızlı ve acele ile yapmaya çalıştığımız bir dönemde durup bir şeyler yazmak. Hele onca yapay zeka araçları, write…

Devamını Oku
Umut Yeşilyayla

Sorgula

Sanırım yeteri kadar açık değilim, dediklerime bir saniye kulak ver. Senelerdir emek harcıyorsun, hep bir adım daha ilerliyorsun ama varmaya çalıştığın yer gerçekten ulaşmak istediğin yer değil.…

Devamını Oku
Umut Yeşilyayla