Sonlu Sonsuz Oyun

Paylaş
Sonlu Sonsuz Oyun
Sonlu Sonsuz Oyun

Sonsuz Oyunu Oynarsan Kazanırsın,

Küçükken oynadığımız oyunların tek bir amacı vardı; kazanmak.

Şimdi ise bir oyunun tek bir amacı ya da sonucu olmadığını öğrendim. Oyunu farklı bir şekilde oynamak mümkündü. Ve bu bilgi girişimciliğe ve hayata bakışımı tamamen değiştirdi. Değerlerimden biri haline geldi.

Şimdi sizinkinide değiştirmek istiyorum.

Emre Doganer abimiz sayesinde tanıdığım James Carse adında bir yazarın ilk olarak ortaya çıkardığı sonlu ve sonsuz oyun kavramlarını açıklayayım.

Sonlu oyunu bir bitişi, sabit kuralları, kazanan ve kaybedenin olduğu oyunlar olarak tanımlayabiliriz. Örneğin: Satranç, futbol maçı ya da basketbol gibi oyunlar.

Sonsuz oyunu ise bir bitişi, sabit kuralları olmayan ve amacın oyunda kalmak olduğu oyunlardır. Örneğin; hayat, evlilik, ve girişimcilik.

Şimdi, bu iki yaklaşımı iş hayatına nasıl uyarlayabileceğimizi düşünelim.
Günlük yaşamda ve iş dünyasında genellikle sonlu oyunlarla büyütülüyoruz. Herkes kazanmak, en iyisi olmak, rakiplerini alt etmek peşinde. Ama bir adım geri çekilip baktığımızda, asıl önemli olanın oyunu sürdürülebilir bir şekilde oynamak olduğunu fark ediyoruz.

Evlilik, girişimcilik, hatta hayat... Hepsi sonsuz oyunlar olmalı. Başkalarıyla yarışmaktan çok, uzun vadeli başarıya ve oyunda kalabilmeye odaklanmak gerekiyor.

Sonlu Oyun ve Sonsuz Oyun Oyuncularının Farkları:
• Sonlu oyuncular, rakiplerini alt etmeye odaklanırken, sonsuz oyuncular diğerlerini iş birliği fırsatı olarak görür.

• Sonlu oyuncular, kısa vadeli başarı metriklerine (takipçi, kazanç) odaklanırken, sonsuz oyuncular uzun vadeli değer yaratmaya (kalıcı projeler, sistemler) yönelir.

• Sonlu oyuncular kazanmayı amaçlarken, sonsuz oyuncular oyunda kalmaya ve sürdürülebilirliğe öncelik verir.

Bu farklar iş hayatımızda önemli sonuçlar doğurur. Başarıyı sadece kazanmakla ölçmek yerine, uzun vadeli bir oyun oynayıp oynamadığımızı değerlendirmeliyiz. Kazanmak değil, sürdürülebilir bir sistem inşa etmek asıl amaç olmalı. Çünkü bir oyun bitse de bir diğeri başlar. Önemli olan, her zaman oyunda kalmaya devam edebilmek.

Girişimcilikte de aynı bakış açısını benimsemek gerekiyor. Rakipleri alt etmeye çalışmak yerine, piyasada sürdürülebilir bir yer edinmek daha değerlidir. İnsanlar kazandığında, sizin de kazandığınız bir ekosistem yaratmak uzun vadeli başarı getirir.

Unutma, sonlu oyun ciddi ve yorucudur. Ama sonsuz oyun, keyifli ve sonsuz fırsatlar sunar.

”Sonlu oyun oynayanlar için hayat ciddi, sonsuz oyun oynayanlar için ise eğlencelidir.” — James Carse

Devamını oku

2025 Yılı Değerlendirme Yazısı

2025 Yılı Değerlendirme Yazısı

Yılın en sevdiğim zamanındayım, yeni yaşımın ve yeni yılın aynı zamanda başlıyor olmasını seviyorum. En çok sevdiğim yanıda şu an: Hesaplaşma... Yıl sonu değerlendirme yazılarımın üçüncüsü bu yazı. 2023, 2024 değerlendirmelerine buralardan ulaşabilirsiniz. Değerlendirme yazısını yazmaya başlamadan önce ay ay yazdığım şimdi yazılarını ve son 3 senenin değerlendirme yazılarımı okudum,

Umut Yeşilyayla tarafından
Bir Yerin Değil, Bir Yönün Olduğunu Hissetmek📌

Bir Yerin Değil, Bir Yönün Olduğunu Hissetmek📌

Aidiyet Girişimcilik yolculuğumda en çok zorlandığım kavramlardan biri aidiyet oldu. Çünkü girişimci olduğum ilk yıllarda aidiyet kelimesi bende hep “bir yere bağlanmak”, “kendini bir grubun üyesi hissetmek”, ya da “bir topluluğun içinde olmak” gibi anlamlar çağrıştırıyordu. Oysa bugün anlıyorum ki, girişimcilikte aidiyet bambaşka bir şeymiş. Bir yere değil, bir amaca

Umut Yeşilyayla tarafından