Yazmak En Ucuz Kaldıraç✍️
En kötü senaryo: Kimse okumaz, kalemin güçlenir. En iyi senaryo: Doğru kişi okur, kapılar açılır. Yazmak bildiğim en asimetrik bahis.

Bana en çok sorulan sorulardan biri: "Abi bu kadar işin arasında neden hâlâ yazıyorsun?"
Cevabım kısa: Çünkü bildiğim en ucuz kaldıraç bu.
Yazmak asimetrik bir bahis
Asimetri yazısında içerik üretmeyi örnek vermiştim, tekrar hatırlatayım:
En kötü senaryo: Kimse okumaz. Kalemim güçlenir, kendimi daha iyi ifade etme yeteneğim artar. En iyi senaryo: Doğru kişiye değer olur, kapılar açılır. Aşağı yön sınırlı, yukarı açık.
Bir yazının sana maliyeti ne? Bir iki saat. Peki getirisi? Sınırı yok. Bir yazı yıllarca Google'da durur, paylaşılır, birinin önüne çıkar. Sen uyurken çalışır.
Bunun adı kaldıraç.
Yazmak çevreni tasarlıyor
Çevre tasarımı en sevdiğim kavramlardan biri. Ama çevreni tasarlamak için önce insanların seni bulması lazım. İşte yazmak tam olarak bunu yapıyor.
Her yazı bir sinyal. "Ben böyle düşünüyorum, bunlara değer veriyorum, şu dertle uğraşıyorum" diyorsun. Aynı frekanstaki insanlar bu sinyali duyuyor ve yanına geliyor.
Bunu kendimde yaşadım. Yazmanın ve topluluk oluşturmanın verdiği kaldıracı kullanarak yeni iş ortakları edindim. Normalde 2 kişiyle elde ettiğimiz çıktıyı, 5-6 kişi bir araya gelerek katladık. Bu ortakların çoğuyla yazdıklarım sayesinde tanıştım.
Network etkinliğinde kartvizit dağıtarak bunu yapamazsın. Çünkü orada sadece yüzünü görüyorlar. Yazıda ise zihnini görüyorlar.
Yazmak düşünmeyi netleştiriyor
Kafanda bir fikir varken her şey çok net görünür. Yazmaya oturunca anlarsın ki aslında o kadar net değilmiş.
Yazmak düşüncenin testi. Bir fikri yazıya dökemiyorsan, o fikri henüz tam anlamamışsındır. Ben bu blogda yazdığım her yazıyla aslında kendi kafamı topluyorum. Okuyan kişi de bundan payını alıyor.
"Ama ne yazacağım?"
Bunu ben de çok yaşadım, hatta adı "Ne yazsam bilemedim" olan bir yazım bile var. Benim çözümüm şu oldu: Sadece yaşadıklarımı yazmak.
- Bu hafta bir müşteriyle ne yaşadın?
- Hangi kararı aldın, neden aldın?
- Neyi denedin, ne oldu?
- Neyi yanlış yaptın?
Teori herkeste var. Senin yaşadığın ise sadece sende. İnsanları senin yazına bağlayacak şey de bu.
Küçük başla
Her gün yazman gerekmiyor. Haftada bir yazı yeter. Uzun olması da gerekmiyor. Ama düzenli olsun ve senin olsun.
Ve lütfen yazılarını kiralık bir evde biriktirme. Kiracı değil, ev sahibi ol. Kendi siten, kendi listen. Yıllar sonra o arşiv senin en değerli varlıklarından biri olacak.
Bugün atabileceğin en küçük adım ne? Bu hafta yaşadığın bir şeyi 300 kelimeyle yazmak. Başla.
Sonsuz oyunda görüşmek üzere...
Kafanda bir soru mu kaldı? En iyisi Umut'u ara ☎️
Markan, girişimin ya da danışmanlık işinle ilgili takıldığın bir yer varsa birebir konuşalım. Dinlerim, doğru soruları sorarım, içtenlikle önerimi söylerim. Better Call Umut ile görüşme planla →

Umut Yeşilyayla
Sonsuz oyunu oynayan bir pazarlamacı. Girişimci Kal ve Warecom A.Ş.'nin kurucusu.


